|
|
ÖRENCİK KÖYÜ'NÜN
GELİR KAYNAKLARI
Köyümüzün en önemli
gelir kaynağı Tarımdır. Hayvancılık daha çok, hane(süt, peynir, yumurta vb.) ihtiyaçların
karşılanması için yapılır. Büyük yatırımlı hayvancılık söz konusu değildir. Bununda
sebebi köyün toprağının çok verimli olmasıdır. Bafra Ovasının tüm özelliğini taşır.
Pamuk hariç hemen hemen tüm sebzeler yetiştirilebilir. Tarımla uğraşmak
daha kazançlı ve cazip gelmektedir. Son dönemlerde uygulanan tarım politikası
bu görüşü değiştirmiş olabilir.
Köyümüzün en önemli
tarım ürünü ve en önemli gelir kaynağı, Bafra’nın da en önemli ürünü olan tütündür.

Çok zahmetli, emek isteyen ve yorucu bir iştir tütün yetiştiriciliği. Diğer tarım
ürünleri gibi belli dönemlerle bakım istemez tohum olarak ekilmesinden tonga yapılıncaya
kadar devamlı bir bakım ve uğraş ister yaz boyunca size hiç boş bir zaman tanımaz
desem yeridir. Fideliklere tohum olarak ekilmesi, sulanması, fidelikten otların
ayıklanması, tarlaya ekilmesi (eskiden “sivriç” denen ahşap sivri bir aletle tek
tek diklirdi, şimdi makineler var, biraz daha kolay.), kazılması, kırılması, dizilmesi,
asılması, kurutulması, hevek ve tonga... (Bana en çok sabah erkenden kalkıp, tütün
kırmaya gitmesi zor gelirdi, cise olsada tarlada çise kalkana kadar biraz uzansak
diye bakardım J )
Eskiden tütün çok büyük oranda ve kalabalık hanelerle yapılırdı.
Tütünden elde edilen kazanç tüm yıl boyunca hane halkının geçimi sağlar, yatırımlar
içinde yeterli olurdu. Son 7-8 yılda devlet tarafından uygulanan tarım politikası
sonucu konan tütün yetiştirme kotası sebebi ile, tütün oranı azaldı. Üretim diğer
tarım
ürünlerine kaydırılmaya çalışıldıysada köylü ondanda kayda değer bir verim alamadı. Uygulanan
bu politika , zaten
devam etmekte olan köyden kente göçü hızlandırdı. Köyün gençlerinin büyük bir çoğunluğu
İstanbul başta olmak üzere,
Bursa, İzmit, Ankara ve İlçe merkezine çalışmak için göç etmiştir. Bu göçü tetikleyen
tarım dışı başka etkenlerde vardır elbette.
Tütün dışında Buğday,
Şeker pancarı, Kavun, Karpuz, mısır , marul ,ıspanak, fasulye vb. ürünlerde yetiştirilir
ve satılır. Eskilerde Kızılırmak seviyesine yakın düz arazilerde pirinçte yapılmaktaydı.
Kızılırmağın suyu ,ırmak kenarında ki (Elmacık Mezarlığı’nın yakınındaki) “Bina”
adı verilen tesisten köydeki tarlalara pompalanmaktaydı. Bildiğim kadarı ile Kızılırmağın
kenarına setler yapılması nedeni ile tesisi besleyen “cindal” adı verilen, Kızılırmağa
ait küçük su yatağının kuruması sonucu, pirinç üretimi sona ermiştir. Köyde seracılıkta
azda olsa yapılmaktadır.
Köy nüfusunun azalmasına
bağlı olarak tarımla uğraşaçak genç nüfusun çok az ollması neticesinde bazı haneler
tütün üretimini bırakmıştır. Geçimini sağlayacak ufak çapta sebze yetiştiriciliği
yapmaktadır. Kalabalık olarak yapılan
tütüncülük, zorluğuna rağmen zevkliydi, Tütün dizilirken yapılan şakalar, anlatılan
hikaye, masal, fıkra gibi etkinlikler insanda güzel anılar bırakıyor.
En azından benim için...
|